Sigortasız Çalıştım, Haklarım Neler? Hizmet Tespiti Davası
Bu Yazımızda Neler Bulacaksınız
- Sigortasız Çalıştırılma ve Görünüm Biçimleri
- Hizmet Tespiti Davası Nedir?
- Dava Şartları ve 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre
- Hak Düşürücü Sürenin İstisnaları
- İspat: Deliller ve Tanıklar
- Düşük Ücretten ve Eksik Günden Bildirim
- Davanın Sonuçları: Tescil, Prim ve Emeklilik
- Fesih Hakkı ve İşçilik Alacakları
- ALO 170 ve İdari Şikayet Yolları
- Yargıtay Kararları Işığında Hizmet Tespiti
- Sık Sorulan Sorular
- Yasal Dayanak
Sigortasız Çalıştırılma ve Görünüm Biçimleri
Sosyal sigorta hak ve yükümlülükleri, işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarihte kendiliğinden doğar; işverenin bildirim yapmaması bu statüyü ortadan kaldırmaz. Uygulamada kayıt dışılık üç biçimde görülür:
- Hiç bildirilmeme: İşçinin SGK’ya işe giriş bildirgesinin hiç verilmemesi.
- Eksik gün bildirimi: Ay boyunca tam çalışan işçinin, ayda birkaç gün çalışmış gibi gösterilmesi.
- Düşük ücretten bildirim: Gerçek ücreti yüksek olan işçinin priminin asgari ücret üzerinden yatırılması, farkın elden ödenmesi.
Her üç durum da; emeklilik yaşını ve aylık tutarını, işsizlik maaşını, rapor paralarını ve iş kazası korumasını doğrudan zedeler. Sigortasız dönemde geçirilen kazalar dahi iş kazası korumasındadır; bu kesişim için iş kazası tazminatı rehberimize bakabilirsiniz.
Hizmet Tespiti Davası Nedir?
Hizmet tespiti davası; 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesine dayanan, sigortasız veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla sigortalı hizmet olarak tescilini sağlayan davadır. Dava işverene karşı iş mahkemesinde açılır; SGK davaya feri müdahil olarak katılır ve karar Kuruma karşı da hüküm doğurur. Bu davalar kamu düzenine ilişkindir: hakim, taraflarca sunulmasa bile delilleri kendiliğinden araştırır; işverenin kabulü tek başına hükme esas alınmaz, feragat dahi sonuç doğurmaz. Hizmet tespiti davalarında arabuluculuk dava şartı değildir; dava doğrudan açılır.
Dava Şartları ve 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| Fiili çalışma | Hizmet akdine dayalı, gerçek ve sürekli bir çalışmanın bulunması gerekir |
| Bildirimsizlik | Çalışmanın SGK’ya hiç bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş olması |
| Süre | Hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde dava açılması |
| Husumet | Davanın işverene (işyeri devrinde devralana da) yöneltilmesi |
Süre; takvim yılı esasıyla işler. Örneğin Mart 2021 – Ağustos 2021 arasında sigortasız çalışan işçi için hak düşürücü süre 31 Aralık 2021’den itibaren başlar ve 31 Aralık 2026 tarihinde dolar. Hak düşürücü süre; zamanaşımından farklı olarak kesilmez, durmaz ve hakim tarafından re’sen dikkate alınır.
Hak Düşürücü Sürenin İstisnaları
Yargıtay uygulamasında; işverenin çalışmayı Kuruma kısmen de olsa bildirdiği veya Kurumun çalışmadan haberdar olduğu hallerde 5 yıllık süre uygulanmaz:
- İşe giriş bildirgesinin verilmiş ancak prim gün ve kazançlarının hiç ya da eksik bildirilmiş olması,
- Çalışmanın SGK müfettişi veya denetim elemanlarınca düzenlenen tutanakla saptanması,
- Aynı işverendeki çalışmanın bir bölümünün bildirilmiş olması halinde, bildirilen dönemler yönünden kesintisizlik değerlendirmesi,
- Kurum kayıtlarına intikal etmiş ücret bordroları ve dönem belgeleri.
Bu istisnalar; süreyi kaçırdığını düşünen işçiler yönünden dahi dosyanın mutlaka incelenmesini gerektirir: tek bir işe giriş bildirgesi, yılların hizmetini kurtarabilir.
İspat: Deliller ve Tanıklar
- Bordrolu tanıklar: Yargıtay’ın aradığı asıl delil; uyuşmazlık dönemi içinde aynı işyerinde SGK kayıtlarında görünen çalışma arkadaşlarının beyanıdır. Bunlara ulaşılamıyorsa; aynı çevrede benzer işi yapan komşu işyeri çalışanları ve işverenleri dinlenebilir.
- Yazılı ve elektronik kayıtlar: Ücretin yattığı banka hesap hareketleri, maaş yazışmaları, mesaj gruplarında verilen talimatlar, vardiya listeleri, işyeri kamera ve giriş kayıtları.
- Resmi kayıtlar: İşyerinin vergi, ruhsat ve oda kayıtları; işyerinde işçi adına düzenlenmiş fatura, irsaliye ve teslim belgeleri; kurumsal e-posta ve kartvizitler.
- Kurum araştırması: Mahkeme; işyerinin o dönemki dönem bordrolarını, komşu işyerlerini ve kolluk araştırmasını re’sen yürütür.
Davada çalışmanın; başlangıç ve bitiş tarihleri, sürekliliği ve gerçek ücreti birlikte ispatlanır. Ücret ispatının tazminatlara etkisi için işçilik alacakları rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Düşük Ücretten ve Eksik Günden Bildirim
Primin asgari ücretten yatırılıp farkın elden ödendiği düzende işçi; prime esas kazancın tespiti talebiyle gerçek ücret üzerinden tescil isteyebilir. Gerçek ücret; banka kayıtları, elden ödeme belgeleri, tanık beyanları ve meslek kuruluşlarından sorulan emsal ücret araştırmasıyla ortaya konur. Eksik gün bildiriminde ise; ayın tamamında çalışıldığı, puantaj, mesai kayıtları ve tanıklarla ispatlanarak eksik günlerin tamamlanması sağlanır. Her iki durum da; emeklilik aylığını doğrudan yükselttiği gibi, kıdem ve ihbar tazminatının gerçek ücretten hesaplanmasının da zeminini kurar; hesap esasları için kıdem tazminatı hesaplama rehberimize bakabilirsiniz.
Davanın Sonuçları: Tescil, Prim ve Emeklilik
Davanın kabulüyle; tespit edilen süreler sigortalı hizmet olarak tescil edilir, SGK primleri gecikme zammı ve faiziyle birlikte işverenden tahsil eder, süreler emeklilik gün sayısına ve sigortalılık başlangıcına işlenir. Sigorta başlangıcının geriye çekilmesi; emeklilik yaşını belirleyen kademeleri değiştirebildiğinden, tek başına emeklilik tarihini yıllarca öne alabilir. Tescil kararı ayrıca; işsizlik maaşı, rapor parası ve diğer kısa vadeli sigorta haklarının geçmişe dönük değerlendirilmesine zemin hazırlar. İşverene; kayıt dışı istihdam nedeniyle idari para cezaları ve teşviklerden yararlanamama yaptırımları uygulanır.
Fesih Hakkı ve İşçilik Alacakları
Sigortasız veya eksik bildirimli çalıştırma; 4857 sayılı Kanun’un 24/II maddesi kapsamında işçiye haklı nedenle derhal fesih imkanı verir. Bu yolla ayrılan işçi; kıdem tazminatına hak kazanır, ödenmemiş ücret, fazla mesai ve izin alacaklarını gerçek ücret üzerinden talep eder. Hizmet tespiti davası ile işçilik alacakları davası ayrı usullere tabidir: alacaklar için arabuluculuk zorunluyken hizmet tespiti doğrudan açılır; iki talep aynı dilekçede birleştirildiğinde mahkemelerce ayrılmakta, bu nedenle süreç baştan doğru kurgulanmalıdır. Fesih stratejisi için haklı nedenle fesih rehberimize de göz atabilirsiniz.
ALO 170 ve İdari Şikayet Yolları
Çalışma devam ederken yapılacak idari başvurular, dava yükü olmadan sonuç alma imkanı sunar: ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi’ne bildirim, SGK il müdürlüğüne yazılı şikayet ve CİMER başvurusu üzerine kurum denetim başlatır. Müfettiş, fiili çalışmayı tutanakla saptarsa; tespit tarihinden geriye doğru bir yıllık süre yönünden çalışma karinesi işler ve tescil idari yoldan sağlanabilir; ayrıca bu tutanak, 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmamasını da sağlar. İşten ayrıldıktan sonra yapılan şikayetlerde ise kurum çoğunlukla mahkeme yolunu işaret eder; bu nedenle zamanlama, hak kaybını belirleyen ana etkendir.
Yargıtay Kararları Işığında Hizmet Tespiti
Kamu düzeni ve re’sen araştırma ilkesi
Bordrolu tanık zorunluluğuna yakın uygulama
İşe giriş bildirgesi varsa hak düşürücü süre işlemez
Kesintili çalışmalarda her dönemin ayrı değerlendirilmesi
Sık Sorulan Sorular
Kaç gün sigortasız çalışma için dava açılabilir?
İşyeri kapandı veya işveren öldü, dava açabilir miyim?
Emekli olduktan sonra hizmet tespiti davası açılır mı?
Deneme süresi bahanesiyle sigortasız çalıştırılma yasal mıdır?
Dava ne kadar sürer?
Şikayet edersem işten çıkarılırsam ne olur?
Yasal Dayanak
- 5510 sayılı Kanun m. 86: Hizmet tespiti davası ve 5 yıllık hak düşürücü süre
- 5510 sayılı Kanun m. 8, 23: İşe giriş bildirimi ve bildirim yükümlülüğüne aykırılığın yaptırımları
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II: İşçinin haklı nedenle fesih hakkı
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 ve 4: Arabuluculuk kapsamı ve tespit davalarının konumu
İlgili Rehberler
Adres: Kavaklıdere Mah. Bestekar Sok. No:14/10, Çankaya / Ankara | Tel: +90 312 424 0448 | E-posta: info@avukathilalbesevli.com