Boşanmada Ziynet Eşyaları: Kime Ait, Nasıl İstenir? 2026
- Ziynet Eşyası Nedir?
- Yargıtay 2024/2402 Kararı: Yeni Hiyerarşi
- Kadına Özgü Ziynet Eşyaları
- Erkeğe Özgü ve Tarafsız Ziynet Eşyaları
- Takı Sandığı / Torbasına Konulan Eşyalar
- Bozdurulan Altınların Durumu
- Ziynet Eşyaları ve Mal Paylaşımı İlişkisi
- Kusurlu Eşin Ziynet Eşyası Hakkı
- Ziynet Eşyası Bedeli Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
- Ziynet Eşyalarının İspatı
- Boşanma Davası ile Ziynet Eşyası Davası
- Zamanaşımı
- Yargıtay Kararları
- Sık Sorulan Sorular
- Yasal Dayanak
Ziynet Eşyası Nedir?
Ziynet eşyası; altın, gümüş, değerli taş veya bu malzemelerden yapılmış süs ve takı eşyaları ile Ankara Boşanma Avukatı uygulamasında ekonomik değer taşıyan her türlü düğün hediyesini kapsar. Bileziği, kolye, küpe, yüzük, künye, gerdanlık, set, Cumhuriyet altını, yarım ve çeyrek altın bu kategorinin başlıca örnekleridir.
Ziynet eşyaları Türk hukukunda kişisel mal olarak kabul edilir ve mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) kapsamında değerlendirilmez. Bu eşyalar boşanmanın ferisi de değildir; ancak boşanma davası ile birlikte ya da ayrı bir dava yoluyla talep edilebilir.
Yargıtay 2024/2402 Kararı: Yeni Hiyerarşi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/2402 karar sayılı içtihadıyla ziynet eşyalarının kime ait olacağına dair yeni ve bağlayıcı bir hiyerarşi belirlenmiştir. Eski içtihadın “düğün takıları kadına aittir” şeklindeki genel kabulinin yerini daha nüanslı bir değerlendirme almıştır.
Taraflar Arasındaki Anlaşma
Taraflar evlilik öncesi ya da sırasında ziynet eşyaları hakkında bir paylaşım anlaşması yapmışlarsa bu anlaşma öncelikle uygulanır.
Yerel Örf ve Adet
Anlaşma yoksa bölgede geçerli olan ve ispatlanabilen yerel örf ve adet kuralları esas alınır.
Kime Takıldıysa Ona Ait + Cins Kuralı
Örf ve adet de yoksa kime takıldıysa ona ait; ancak kadına özgü şeyler erkeğe takılmış olsa bile kadına ait sayılır.
Önemli Değişim: 2024 kararı öncesinde yaygın uygulama “düğün takılarının tamamı kadına aittir” şeklindeydi. Yeni içtihat; anlaşma ve örf ve adeti öncelikli kılarak bu genel kuralı bir üçüncü basamağa indirmiştir. Erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan takılar artık erkeğe ait sayılabilmektedir.

Kadına Özgü Ziynet Eşyaları
Kadına Özgü Ziynet Eşyaları
Kadına özgü ziynet eşyaları; doğası, tasarımı ve kullanım biçimi itibarıyla yalnızca kadının kullanabileceği takı ve süs eşyalarıdır. Bu tür eşyalar erkeğe takılmış olsa bile kadına ait sayılır ve kadına iade edilmesi gerekir.
Kadına Özgü Ziynet Örnekleri (Her Hâlükârda Kadına Ait)
- Bilezik (kadın modeli)
- Kolye ve gerdanlık
- Küpe
- Kadın yüzüğü / set
- Künye (kadın tipi)
- Kadına özgü her türlü süs takısı
Tarafsız / Her İki Cinse Uygun (Kime Takıldıysa Ona Ait)
- Cumhuriyet altını
- Tam, yarım, çeyrek altın
- Nakit para (düğün hediyesi)
- Her iki cins tarafından kullanılabilecek bilezikler
- Unisex takılar
Bilirkişi Süreci: Bir ziynet eşyasının kadına mı erkeğe mi özgü olduğu konusunda taraflar arasında çekişme varsa, Yargıtay mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğine hükmetmiştir. Bilirkişi incelemesi sonucunda “her iki cinse özgü” olduğu belirlenen eşya, kime takıldıysa ona ait sayılır.
Erkeğe Özgü ve Tarafsız Ziynet Eşyaları
Yeni Yargıtay içtihadı çerçevesinde erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan ziynet eşyaları, kime takıldıysa ona ait sayılır. Bu eşyalar erkeğe özgü bir nitelik taşıyorsa doğrudan erkeğe; her iki cins tarafından kullanılabiliyorsa yine kime takıldıysa ona ait kabul edilir.
Erkeğe takılan Cumhuriyet altınları, tam altınlar ve nakit para; anlaşma ya da örf ve adet ispatlanmadığı sürece erkeğe ait sayılabilir. Bu durum önceki uygulamadan önemli bir ayrışma noktasıdır.
Takı Sandığı / Torbasına Konulan Eşyalar
Yargıtay 2024 kararına göre takı sandığı ya da torbasına konulan eşyaların aidiyeti şu şekilde belirlenir:
- Konulan şey kadına özgü bir ziynet ise → kadına ait sayılır
- Konulan şey erkeğe özgü bir ziynet ise → erkeğe ait sayılır
- Konulan şey her iki cinse özgü ise → ortak kabul edilir
Pratik Sonuç: Takı sandığındaki tüm eşyanın kadına ait olduğu yönündeki eski genel kabul artık geçerli değildir. Her bir eşyanın cinsine özgülüğü ayrı ayrı değerlendirilmektedir.
Bozdurulan Altınların Durumu
Evlilik içinde kadına ait ziynet eşyalarının bozdurulduğu durumlarda hukuki sonuç, altınların nerede kullanıldığına göre farklılaşır.
| Kullanım Amacı | Hukuki Sonuç |
|---|---|
| Ev ya da araç alımında kullanıldıysa | Kadın, değer artış payı veya katkı alacağı talep edebilir. Ziynet kişisel mal olduğundan katkı oranında pay hakkı doğar. |
| Koca tarafından borç ödemede kullanıldıysa | Altınların “geri alınmak üzere verildiği” ispatlanabilirse erkekten talep edilebilir. Bağış niteliğinde harcandıysa geri istenilemeyebilir. |
| Evin günlük masrafları için harcandıysa | Yargıtay; karşılıksız, yatırım amacı olmaksızın harcananlar için erkeğin geri ödeme yükümlülüğünün olmayabileceğine hükmetmiştir. |
| Tüp bebek tedavisi gibi ortak yarar için | Yargıtay; ortak yarar için kullanılan ziynet eşyalarının kadına iade edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. |
Kritik İspat Yükü: Altınların bozdurulduğunu ve nerede kullanıldığını ispat yükü kural olarak erkektedir. “Altınlar kadının rızasıyla ev giderleri için kullanıldı” iddiasını erkek kanıtlamak zorundadır. Bu ispatı yapamayan erkekten altınlar iade alınabilir. Ankara İş Hukuku Avukatı kanalıyla elde edilen SGK ve banka kayıtları, eşlerin o dönemdeki ekonomik durumunu ortaya koymada belirleyici delil işlevi görebilir.

Ziynet Eşyaları ve Mal Paylaşımı İlişkisi
Ziynet Eşyaları ve Mal Paylaşımı İlişkisi
Ziynet eşyaları kişisel mal sayıldığından edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılacak mal paylaşımına dahil edilmez. Kadının düğünde aldığı bileziğin diğer eşin katılma alacağı hesabında dikkate alınması söz konusu değildir.
Bununla birlikte ziynet eşyasının bozdurularak ev, araba gibi mülk alınmış olması durumunda, o mülkün mal paylaşımı hesabında kişisel mal katkısı olarak değerlendirilebilir. Bu konuda ayrı bir değer artış payı ya da katkı alacağı davası açılabilir.
Kusurlu Eşin Ziynet Eşyası Hakkı
Kusur Durumu Ziynet Eşyasını Etkilemez: Ziynet eşyaları kişisel mal niteliğinde olduğundan boşanmada kusur durumundan bağımsızdır. Tam kusurlu eş de kendi ziynet eşyalarını talep etme hakkına sahiptir. Tazminat taleplerinden farklı olarak ziynet eşyası hakkı boşanmadaki kusur paylaşımıyla ilişkilendirilmez.
Ziynet Eşyası Bedeli Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
Ziynet eşyaları iade edilemiyorsa (kaybedilmiş, başkasına devredilmiş ya da bozdurulmuşsa) bedeli para olarak ödenir. Bu bedelin hangi tarihe göre hesaplanacağı uygulamada sıklıkla tartışma konusu olmaktadır.
Yargıtay İlkesi: Ziynet eşyasının bedeli, hükme en yakın tarihteki piyasa değeri esas alınarak belirlenir. Dava açılış tarihi, altının satın alındığı tarih veya evlilik tarihi değil; mahkeme kararının verildiği ana yakın tarih geçerlidir. Bu ilke, enflasyon karşısında alacaklının değer kaybı yaşamamasını amaçlar.
Uygulamada bilirkişi, dava süresince altın piyasasını takip ederek hüküm tarihine yakın bir değer hesabı sunar. Altın fiyatlarının önemli ölçüde yükseldiği dönemlerde bu ilke, alacaklı lehine oldukça anlamlı sonuçlar doğurmaktadır.
Ziynet Eşyalarının İspatı
Ziynet eşyası davalarında en kritik mesele ispattır. Hangi takının verildiğini, kime takıldığını ve halihazırda nerede olduğunu ispat yükü, talep eden tarafa aittir.
Kullanılabilecek Deliller
- Düğün fotoğrafları ve video kaydı: Hangi takının kime takıldığını göstermede en güçlü delildir. Albüm fotoğraflarının yanı sıra video çekimleri de önemlidir.
- Tanık ifadesi: Düğünde hazır bulunan ve takıları bizzat gören kişilerin beyanı geçerli delil sayılır.
- Kuyumcu faturası veya makbuzu: Alım belgeleri; takının varlığını ve değerini ispat etmede güçlü belgelerdir.
- Bilirkişi incelemesi: Mevcut fotoğraf ya da video üzerinden takının cinsini ve değerini belirleme amacıyla mahkeme bilirkişi atayabilir.
- Sosyal medya paylaşımları: Düğüne ait sosyal medya fotoğraf ve videoları delil olarak dosyaya eklenebilir.
İspat Zorluğu Uyarısı: “Altınları eşim aldı ya da sattı” iddiası tek başına ispat için yeterli değildir. Somut delil sunulamayan takılar mahkemece reddedilebilir. Bu nedenle düğün belgelerini (fotoğraf, video, fatura) ilerleyen dönemde dava açılacağı düşünülerek güvence altına almak büyük önem taşır.
Boşanma Davası ile Ziynet Eşyası Davası
Ziynet eşyası talepleri şu üç yoldan ileri sürülebilir:
- Boşanma davası ile birlikte: Boşanma dava dilekçesine ziynet eşyaları talebi eklenerek aynı yargılamada sonuçlandırılabilir. Delil yönetimi açısından en pratik yoldur.
- Boşanma davasından sonra ayrı dava: Boşanma kararı kesinleştikten sonra da ziynet eşyaları için ayrı bir dava açılabilir.
- Boşanma davası devam ederken ayrı dava: Ziynet eşyası talebi boşanma davasından bağımsız olduğundan boşanma davası devam ederken de ayrı dava açılabilir; ancak mahkeme boşanma dosyasıyla birleştirme kararı verebilir.
Islah ile Miktar Artırımı: Yargıtay; dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyası listesinin ya da talep edilen bedelin, tahkikat aşamasında ıslah yoluyla artırılabileceğini kabul etmektedir. Bu özellik, başlangıçta tam olarak bilinemeyen altın listelerinin sonradan tamamlanmasına olanak tanır.
Zamanaşımı
Ziynet eşyaları kişisel mal sayıldığından mal rejimi davası değildir. Dolayısıyla mal paylaşımı için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı kuralı ziynet eşyası davaları için de 10 yıl olarak uygulanmaktadır. Bu süre, ziynet eşyalarının alınması gereken tarihten (genellikle eşlerin ayrılığından ya da boşanma kararının kesinleşmesinden) itibaren işlemeye başlar.
Pratik Uyarı: Her ne kadar hukuki süre 10 yıl olsa da, delillerin (fotoğraf, tanık hafızası, video kayıtları) zaman içinde güvenilirliğini kaybettiği düşünüldüğünde, ziynet eşyası davasının mümkün olan en kısa sürede açılması tavsiye edilir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. HD 2024/2402: Yeni Üç Kademeli Hiyerarşi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bu kararıyla ziynet eşyalarının aidiyetinde önce anlaşma, sonra örf ve adet, son olarak kime takıldıysa ona ait kuralı uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Kadına özgü ziynet eşyaları erkeğe takılmış olsa bile kadına ait sayılmaya devam etmektedir. Bu karar, önceki “düğün takıları kadına aittir” şeklindeki genel kabulden önemli ölçüde ayrışmaktadır.
İspat Yükü: Altınların Bozdurulduğunu İspat Erkek Eşe Aittir
Yargıtay; ziynet eşyalarının rıza ile ya da belirli amaçlar için verildiğini ispat yükünün, bu iddiayı öne süren tarafa (genellikle erkeğe) ait olduğunu hükme bağlamıştır. “Karısı kendi rızasıyla altınları verdi ve harcandı” savunmasını erkek ispat etmek zorundadır; ispatlamazsa altınları iade etmekle yükümlüdür.
Bedel: Hükme En Yakın Tarih Esas Alınır
Yargıtay; ziynet eşyalarının bedele dönüştürülmesinde hükme en yakın tarih itibarıyla piyasa değerinin esas alınması gerektiğini, dava açılış tarihindeki ya da altının alındığı tarihteki değerin esas alınmasının hatalı olduğunu defalarca karara bağlamıştır. Bu ilke, enflasyon dönemlerinde alacaklıyı korumaya yönelik yerleşik bir içtihattır.
Tüp Bebek Tedavisi İçin Kullanılan Ziynet Kadına İade Edilmeli
Yargıtay; tüp bebek tedavisi ya da benzer ortak yarar amaçlı kullanılan ziynet eşyalarının kadına iade edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ortak yarar için harcanan altının “bağışlandığı” şeklinde yorumlanamayacağını, kadının bu eşyalar üzerindeki haklarını koruduğunu kabul etmiştir.
Fotoğraf ve Bilirkişi Delili ile İspat
Yargıtay; ziynet eşyası davalarında düğün fotoğraflarının, video kayıtlarının ve bilirkişi raporlarının esas delil niteliği taşıdığını; bu deliller mevcut olmaksızın yalnızca tanık beyanına dayanılarak verilen kararların eksik inceleme oluşturabileceğini hükme bağlamıştır.
HGK: Düğün Takıları Kadına Özgüdür
Hukuk Genel Kurulu; kadına özgü ziynet eşyalarının (bilezik, kolye, küpe vb.) düğünde kime takıldığından bağımsız olarak kadına ait olduğunu kabul etmektedir. Erkeğe takılmış olması bu niteliği değiştirmez. Bu ilke, yeni 2024 içtihadıyla da sürdürülmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Dinen düğünde takılan takılar kime aittir?
Türk hukukunda ziynet eşyalarının aidiyeti dini kurallara değil, Yargıtay içtihadına ve Türk Medeni Kanunu’na göre belirlenir. Yargıtay; yerel örf ve adetin ispatlanması halinde dikkate alınabileceğini kabul etmektedir. Ancak taraflar arasında anlaşma ya da ispatlı örf ve adet yoksa, yeni içtihat gereğince kadına özgü takılar daima kadına, erkeğe özgü ya da tarafsız takılar ise kime takıldıysa ona ait sayılır.
Düğünde verilen nakit para ziynet eşyası sayılır mı?
Nakit para, ziynet eşyası sayılmasa da ekonomik değer taşıyan düğün hediyesi olarak aynı kurallara tabi tutulmaktadır. Kime verilmişse ona ait sayılır; çekişme varsa yerel örf ve adet ile taraflar arasındaki anlaşma belirleyicidir.
Boşanma davası anlaşmalı ise ziynet eşyaları ne olur?
Anlaşmalı boşanma protokolüne ziynet eşyalarına ilişkin bir madde eklenebilir. Protokolde kimin hangi takıları alacağı belirlenmişse mahkeme bunu onaylar. Protokolde ziynet eşyalarına değinilmemişse, protokol onaylanmış olsa dahi ziynet eşyaları için ayrıca dava açılabilir.
Eşim altınları sattığını söylüyor; ne yapabilirim?
Altınların satıldığı ya da bozdurulduğu iddiasını ispat yükü erkeğe aittir. Eğer bu iddia ispatlanamıyorsa, takılar sanki hâlâ mevcutmuş gibi hükme en yakın tarih değeri üzerinden bedel olarak talep edilebilir. Mahkeme bu durumda ayni iade yerine bedel ödenmesine hükmeder.
Yasal Dayanak
- TMK m. 220: Kişisel mallar — ziynet eşyalarının kişisel mal sayılmasının yasal dayanağı
- TMK m. 6: İspat yükü genel kuralı
- Yargıtay 2. HD 2024/2402 K.: Ziynet eşyaları için yeni üç kademeli hiyerarşi
- Yargıtay HGK: Kadına özgü ziynet eşyalarının kadına ait olduğu ilkesi
- BK m. 72 ve TMK m. 178: Zamanaşımı hükümleri
Türk Medeni Kanunu’nun tam metnine Resmî Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr) üzerinden ulaşabilirsiniz.
Adres: Kavaklıdere Mah. Bestekar Sok. No:14/10, Çankaya / Ankara | Tel: +90 312 424 0448 | E-posta: info@avukathilalbesevli.com